İçeriğe geç →

Hayaller / Hayatlar ve Boş Beleş Hırslar

Selam dostlar,

Biraz önce Şafak’ın bu yazısına denk geldim.

Bu konuda birkaç kelam etmek isterim.

Açıkçası önceden birçok konuda belirgin çabalarım ve kendi adıma oluşturduğum bir ideal benlik algım vardı. Herkes kadar benim de idealimle pratiğim arasında bir makas mevcuttu ve bu makasın kapanacağına dair çoğu zaman bir beklenti oluşurdu.

Yaş otuza dayandığından mı bilmem ama deneyimlerim sonrası bu dünyanın ”show business dünyası” olduğuna ve bu show’un içinde izleyen tarafta olmanın beni daha konforlu tutacağına kanaat getirdim. Hatta izlemekten ziyade o show’un hiçbir tarafında olmamak bence daha da cazip.

Bir insanın hırslarının körelmeye başlaması kendisi için yapabileceği en büyük iyilik. Artık böyle düşünüyorum. Bu konunun iki önemli dezavantajı var tabi;

1) Daha az ego tatmini

2) Kendisini uyanık sanan birtakım title’lı çakalların sizden her zaman iyi olduğunu düşünebilmesi ve size hep bu önkabulle yaklaşmaları. Sizin de olayları idare etmek durumunda kalmanız.

Bu ikinci maddedeki ”idare etme”yi sağlayamazsanız üzgünüm ama toplum tarafından sosyal işlevselliğinizin düşük olduğu sonucuna varılabilir. Ben böyle düşünmüyorum ama merak etmeyin. 😉

Eskiden internet üzerinde zaman geçirmekten inanılmaz keyif alırdım. Şimdi o zamanların önemli bir kısmını kayıp olarak görüyorum. Anlatsalar inanmazdım. Tabi bu zaman geçirme işi sosyal medya vs de değil. Nerdlük içeren birtakım forumlar, ortamlar. Artık somut deneyimler bana çok daha cazip geliyor.

Özetle;

Ekmek arası peynir – domatesi tadını alarak yiyebilmek bana artık daha da anlamlı geliyor. Domates ihracat rekorları sizlerin olsun.

Kategori: Genel

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir