Yedek Almaya Üşenmek

Selamlar,

Uzun zamandır webmaster forumları ziyaret etmediğimi fark edip r10 üzerinde kısa bir tur attım.

Hosting firmaları ile alakalı teşekkürler / şikayetler vb. konulara bakarken, benzer konulardan şikayet eden birçok kullanıcıya denk geldim.

Konu şu; bir hosting firması, sattığı paketin açıklamalarında diyor ki işte biz şu paketimizde günlük yedek alıyoruz.

Kullanıcının biri kendi yedeğini almadan sorun yaşıyor, firma da müşterisine neredeyse 1 ay öncenin yedeğini verebileceklerini ifade ediyor. Bunun üzerine benzer şikayete sahip birçok kullanıcı da veryansın ediyor.

Bir zamanlar her şeyimizi 64MB hafıza kartlarına yedeklerdik.

Şimdi iş etiği açısından bakacak olursak; evet, bir hizmeti satarken neyi taahhüt ettiyseniz onu eksiksiz şekilde yerine getirmeniz gerekiyor. Fakat benim burada asıl şaşırdığım konu, yedek almak CPanel / Direct Admin gibi paneller üzerinde bu kadar kolaylaşmışken, kişi kendisi için ”bu kadar önemli” bir projede veri kaybı yaşamak istemiyorsa, neden birkaç dakikasını ayırıp kendi yedeğini almaz ki ?

Ben cevap vereyim; üşendiği için.

Mesela ben burayı tam anlamıyla bir karalama defteri olarak kullanıyorum. Hatta bu blogu sosyal medyada, WhatsApp durumlarımda vesaire asla paylaşmıyorum. Yani buradan tek beklentim, istediğim zaman buraya girip, bir şeyler yazıp buradan çıkıp, gidebilmek. Ama buraya girmek istediğimde de burayı yerinde görmek isterim. Tek olayım bu yani.

Buna rağmen ben bu blogun düzenli olarak yedeklerini bilgisayarıma indiriyorum. Bir yedeği indirmek ve sunucudan silmek de belki bir dakika filan bile sürmüyordur. Hatta paneller o kadar işlevsel hale geldiler ki ben eskiden kullandığım FileZilla’yı bile kullanmaz olduğumu fark ettim. Her şeyi panel web arayüzünden hallediyorum.

Özetle, bizim için kritik olan bir şeyi en önce kendimizin düşünmesi ve kritik olanı korumaya yönelik tedbir almamız gerekiyor.

Yedek alın ağalar, yedek almayan ağlar !
— iPhonedo


Kapak Fotoğrafı: Markus Winkler, Unsplash.

“Yedek Almaya Üşenmek” üzerine 8 yorum

  1. Selam Onur,

    “ Mesela ben burayı tam anlamıyla bir karalama defteri olarak kullanıyorum. Hatta bu blogu sosyal medyada, WhatsApp durumlarımda vesaire asla paylaşmıyorum. Yani buradan tek beklentim, istediğim zaman buraya girip, bir şeyler yazıp buradan çıkıp, gidebilmek. Ama buraya girmek istediğimde de burayı yerinde görmek isterim. Tek olayım bu yani.”

    Yukarıdaki cümlelerine istinaden bu bloğu açtım. Anonimlikten yarı-anonim olmaya geçiş yaptım. Hızlı Yazar ile bloglamaya devam ederken Ozin.Blog ile kişisel takılmaya devam.

    Yanıtla
  2. Ha unutmadan yazının önemine istinaden;

    Bir bilgisayarın kalbinde, her an yeni bir öykü doğuyor. Dosyalar, fotoğraflar ve anılar, dijital dünyada bir tür ölümsüzlük kazanıyor. Ancak, bu sanal yaşam, bir anda karanlığa gömülebilir. Bir çöküş, bir hırsızlık, bir yanlışlık…

    Yedekleme, bu dijital dünyanın gizli bir kahramanıdır. O, gizlice arkanızda duran güvenilir bir koruyucudur. Sessiz sedasız, dosyalarınızın kopyalarını alır ve onları bir diğer dünyaya, güvenli bir sığınak olan yedek depolara taşır.

    Yedekleme, bir sigorta poliçesi değil, bir öykü koruyucusudur. Bir sabah uyanıp bilgisayarınıza baktığınızda, kaybettiğiniz bir dosya yüzünden yaşadığınız hayal kırıklığı yerine, yedekleme size bir nefes alış sağlar. Kayıp bir fotoğraf, bir belge ya da özel bir anı; hepsi güvenli bir limanda, yedek depolarda bekler.

    Ve belki de en önemlisi, yedekleme, sizinle geçirdiği sessiz saatlerde bir dost gibidir. İşte o an geldiğinde, tıpkı bir mucize gibi, kaybolan her şeyi geri getirir. Yedekleme, dijital dünyanın unutulmaz bir şarkısıdır, bilgisayarın kalbinde çalan bir melodi. Ona şükran borçlu olduğunuzda, siz de o müziği, güvenin ve huzurun melodisini hissedersiniz.

    Yanıtla
    • Canımızı çektirdin hocam.

      🙂

      Generatepress benim tarzıma daha uygun diye düşünüyorum ama malum, sürekli fikir değiştiriyorum. Umarım bu temada kalırım.

      Yanıtla

Yorum yapın