Turhost’tan Linux Mint Yansı (Mirror) Hizmeti

Küçük ya da büyük ölçekli bir web sitesi yönetip de Turhost’u bilmeyen kişi sayısı pek azdır. O yüzden doğrudan konuya gireyim.

Kaliteli içeriklerini ilgiyle takip ettiğim Turhost Blog‘da gezinirken, Linux Mint’i anlattıkları blog yazısına denk geldim. Daha sonra yazının içinde Linux Mint yansısına link verildiğini görünce hem şaşırdım hem de yerel kullanıcılar için sevindim diyebilirim.

Teknik anlamda güçlü bir altyapı üzerinden yansı hizmeti verilmesi, ülkemiz üzerinden hem Linux Mint ISO kalıplarının indirilmesi hem de repository üzerinden dağıtımın güncellemelerinin ve program paket yüklemelerinin daha hızlı ve kesintisiz indirilmesinin sağlanması anlamına geliyor.

Zamanında Linux Mint geliştirici ekibinin resmî olarak tanıdığı yerel topluluğunda (local community) epey zaman harcamış birisi olarak bu detayla maziye ufak bir yolculuk yaptım diyebilirim.

Şimdilerde yerinde yeller esen yerel toplulukta 2011-2013 arası aktif olarak görev almıştım ve orada hem kullanıcı desteği hem de çeviri (yerelleştirme), kullanıcı kılavuzlarının oluşturulması, topluluğa ait e-dergi olan ROOT e-dergi’de köşe yazıları gibi katkılar verme fırsatı yakalamıştım.

Yine bu topluluk üzerinde gerek sohbetiyle gerek GNU/Linux üzerindeki deneyimleriyle bizlere katkılar sağlayan, üniversite hayatının yer yer sıkıcı günlerinde adeta bir kaçış noktası olarak gördüğüm deneyimli Linux Mint kullanıcıları ve ortamı gerçekten efsaneydi.

Linux Mint yerel topluluğunun içinde o dönem gerçekten çok kıymetli insanlar vardı ve içlerinden özellikle bir ismin geek’lik derecesi o kadar fazlaydı ki. Adamla pidgin’de XMPP üzerinde naber nasılsın muhabbeti esnasında BİM Profiterolü yediğimi söylediğimde, profiterolü üreten şirketin tarihi serüvenini anlatacak kadar bilgi doluydu.

Linux’a, PHP’ye dair bilgi vermediği bir zaman oluşmuşsa profiterol fabrikasıyla ilgili bilgiler edinebiliyorduk kendisinden. Kendisinden bir şey öğrenmediğimiz zaman pek azdı yani.

wget komutunun inceliklerinden, SMF forum üzerinde cookie ataklarıyla yetki elde etmeye, oradan SSH bağlantısının temellerine, .BASH betiklerine, .deb paketi hazırlamanın inceliklerine ve o zamanki camianın kendi içinde yaşadığı rekabete dair hemen hemen her konuda sohbetler ederdik.

Eren, bu işleri külliyen bıraktık ve denk gelmen çok çok zor ama eğer bu yazıyı okuyorsan selam sana dostum. Laf aramızda, Eren’in şöyle ilgin bir özelliği vardı; öğrettiği adamın kendisini geçmesine asla bozulmazdı ve kendisinden daha iyi olması konusunda desteklerdi. İş hayatına atıldığımdan beri böyle bir şeye rastlamak çok zor. Çalışma alanınız hangi alan olursa olsun.

Bir de işleri külliyen bırakmak demişken, o günler iyi ve hoştu ama ne hayatsız adamlarmışız be. Öyle böyle değil ama gerçekten hayatsızmışız. Şu an istesem de o frekansta bir yaşam döngüsüne sokamam kendimi. Beden de kaldırmaz zaten o kadar saat bilgisayar başında yaşamayı. İyi ki de tadında bırakmışız netice olarak.

Biraz önce yazıda bahsettiğim e-dergi’nin tüm sayıları halen harici diskimde duruyormuş bu arada. Eğer okumak isteyen olursa, yarı anonimliğimi bozmak pahasına olsa da dropbox üzerinden paylaşabilirim.

Velhasıl, Turhost’un Linux Mint yansı haberinden maziye gittik, geldik iyi mi.

Not 1: Vakt-i zamanında Linux Mint 17.3 Cinnamon sürümü kalıpları hacklenmişti.

Tabii bu olay, biz Linux Mint desteği vermeyi bıraktıktan seneler sonra oluyor ve ben de yine es kaza denk gelip epey şaşırmıştım. Talihsizlik resmen. Forumda hep md5sum kontrolü yapın derlerdi de sallamazdım. İndirdiğim kalıbı doğrudan kurardım. Demek ki böyle şeyler olabiliyormuş.

Not 2: Bahsettiğim yerel topluluğun tüm altyapısı Özkula Internet Hizmetleri sponsorluğunda barınıyordu. Bu blogun Özkula üzerinde devam etme sebebi de maziye tatlı bir atıftır aslında.

Not 3: Son olarak, sekiz yıldır macOS’ciyiz ama bu döviz kurlarıyla ne kadar uzun sürecek tartışılır.


Photo by imgix on Unsplash

Boş Yapmaya Kısa Bir Ara

Selamlar dostlar,

Başlıktan da anlaşılacağı üzere burada boş yapmaya bir süre ara veriyorum.

Hatrı sayılır bir süredir sadece karalama türü şeyler yazıp, kaçtığımı ve yazdıklarımın önemli bir kısmının fayda yönünde eksilere doğru yol aldığını fark ettim. Bu yüzden bir süre demlenmeye gidiyorum.

Biraz önce veritabanı ve sitenin tam yedeğini alıp, otomatik güncellemeleri de etkinleştirdim. Anlayacağınız, Onur’s Info şimdilik oto pilotta.

Geri döndüğümde burada daha çok bilgi odaklı içeriklerle tecrübe paylaşımında bulunmayı ve web üzerinde bıraktığım / bırakacağım izleri daha anlamlı hale getirmeyi hedefliyorum. Sunucu parçacığı üzerinde kapladığımız yerin bir anlamı olmalı. 🙂

Görüşmek üzere.


Photo by Aron Visuals on Unsplash

Google Analytics İzleme Kodunun Akıbeti

Selamlar dostlar,

Google Analytics üzerinden web ortamındaki mülkümüze özel bir .js kodu oluşturup, o kodu temada .header şablonunun en başına ekliyorduk ve site metriklerini takip etme imkanımız oluyordu.

Açıkçası daha önce anlattığım UBlock Origin gibi eklentiler sağ olsunlar, Analytics üzerindeki veriler hep bir buruk hep bir eksik kalıyor. Sen yoksan bir eksiğiz. Serbest çağrışım.

Ehem. Ne diyordum. Hem bu sebeple hem de PageSpeed‘i olumsuz yönde etkilediğini gördüğüm için bu kodun işlevsel olmadığını düşünmeye başladım ve kullanımdan kaldırdım.

Tek derdimiz bu olsun. İşte bu da benim için: derdini sikeyim butonu.


Photo by Myriam Jessier on Unsplash

Kuruma Gelen Paranormal Kargo

Dostlar selam,

Bugün anlam veremediğim bir olay yaşandı. Laf olsun diye demiyorum, gerçekten mana veremedim bu yüzden -eğer bu yazıyı okuyan biri varsa- sizden yorum istiyorum. Diğer yazdıklarımı boşverin hatta tek merminiz varsa sadece bu yazıya atın.

Anonimliği çok fazla bozmak istemiyorum o yüzden çok detaya giremeyeceğim. Çalıştığım yer bir devlet kurumu. Eğitim faaliyetleri üzerine ama okul değil.

Neyse, bugün bir hava almaya kurumun iç kapısından dışarı adım attım. O esnada kargocu bir arkadaş geldi, -s.a +a.s filan derken kargonun alıcı kısmında kurumumuzun adı, gönderen kısmında ise İstanbul’dan bir yayıncılık adresi yer alıyordu. Test kitabı vs yayıncısı sanırım ama bilindik bir yer değil.

Kargocu büyük bir hevesle adımı soyadımı not edip, sağ olsun kimlik numaramı da alıp paketi teslim etmenin hevesiyle uzaklaştı.

Açtım baktım, Toshiba 1TB USB HDD. Hem de sıfır kutusunda. Normalde eşantiyon filan gönderilirse bir tanıtıcı yazı konulur ama değil mi ? Sadece HDD kutusu vardı. Bu sebeple elimdeki kutuya apışıp bakarken müdür bey fark etti. Dedim kuruma gelmiş. Elimden alıp, takım liderimiz diyebileceğim kıdemli bir çalışanımıza verdi. Bunu bölüm kullansın, bölümün dosyaları saklansın filan.

Elimden oyuncağı alınmış çocuk gibi hissettim. 😀 Olaya şahit olan başka bir arkadaş da ”Niye verdin oğlum, sen kullansaydın ya” dedi.

Şimdi olay şu;

1) Bu kadar dürüstlük fazla mı ?

2) Neden ta İstanbul’dan, bu kadar uzak bir ilde bulunan kuruma HDD geldi ? İçinde bi’ açıklama, izahat da yok. Reklam için geldi desek, biz buyuz bile dememiş adamlar.
Psikoloji derslerinde her hareketin bir motivasyonu vardır filan diye anlattılar. Bu hareketin motivasyonunu kavrayamadım açıkçası.

3) Konu ile ilgili düşünceni acayip merak ediyorum Sayın okur.


Photo by MealPro on Unsplash