Skip to main content

Nokia 3310’dan iPhone 7’ye Kadar Süren 17 Yıllık Serüven

İsmail Usluer’in kişisel blogunda beğeniyle okuduğum

Nokia 6070’ten LG G2’ye Kadar Süren 8 Yıllık Serüven yazısının Onur’s Info versiyonu neden olmasın diyerek, listeye başlıyorum.


1) Nokia 3310 (2003 – 2006)

 

Efsanevi telefon Nokia 3310

 

2003 yılında cep telefonu dünyasına giriş yaptığım ilk cihaz.

Acayip sağlam olmasının yanında, kısa mesaj ve arama dışında herhangi bir özellik sunmuyordu.

2003 yılında operatör olarak Aria ile kullanmaya başlamışken, bir süre sonra Aria ve Aycell’in birleşmesinden oluşan Avea’yla devam etmiştik.

Türkçe karakter ihtiva etmeyen bir kısa mesaj 2 kontör, Türkçe karakter ihtiva edenlerde SMS başına 4 kontör ya da mesaj uzunluğuna göre daha fazlası olarak ücretlendirilebiliyordu.

Bütçemin bir öğrenci olarak aylık 100 kontör yüklemeye el verdiğinin de altını çizmeliyim. O derece iletişim imkanları.

Pek meşhur Snake oyunundan ziyade Space Impact oyunu favorimdi. Bantumi ? Evet, o oyunu aradan geçen yaklaşık yirmi yıla rağmen çözemedik. Bakın, sadece ”oynayamadık” demiyorum, ”çözemedik”.

Nokia 3310 üzerinde Space Impact oyunu

Nokia’nın Symbian çılgınlığının piyasayı ele geçirmesi ile birlikte, Symbian işletim sistemli ve en uygun fiyatlı telefon olan Nokia 6600’a göz kırparak 3310’u sonsuzluğa uğurladık.

 


2) Nokia 6600 (2006 – 2010)

 

Efsanelerde bugün: Nokia 6600

Yıl 2006 olunca Nokia’nın 6600’ına geçtik.

3310 gibi ikonik bir cihaz olmasının yanında, içindeki Symbian işletim sistemi ile kendisi ”akıllı telefonların atası” sayılır.

Kızılötesi ve Bluetooth’la dosya transferi, dokuz saniye çamur gibi video kayıt imkanı (Evet, dokuz saniye), yazılımla mp3 oynatabilme (mono ses çıkışı, ıyk) ve Edge internet erişimi ile bu cihazda MSN oturumunuzu bile açabiliyordunuz.

Carmageddon isimli çok oyunculu araba savaşı oyununu Bluetooth ile sınıfta dört kişiye kadar aynı haritada oynayabiliyorduk. Bu imkanlarla ve grafiklerle oyun, dönemin en iyisiydi.

Carmageddon oyunu

Symbian işletim sistemi için dosya yöneticisi, oyun, anlık mesajlaşma programları vb yüzlerce program bulunmaktaydı ve o dönemin gençleri olarak bu telefonu elimizden düşürmezdik diyebilirim.

FExplorer: Symbian için Dosya Yöneticisi

Symbian, yapısı gereği .sis uzantılı kurulum (setup) dosyalarına sahipti ve örneğin elinizde Carmageddon.sis oyunu mevcut. Bu oyunu bluetooth’la arkadaşınıza gönderirken ”Rename” diyerek dosya adını ”Carmageddon.si” yapardınız ve karşı tarafa ulaşan dosyada .si uzantısını tekrar .sis yaparak kurulumu gerçekleştirir, muhtemelen telif hakkı ihlali oluşmaması için Nokia’nın aldığı kurulum dosyası transferi önlemini ekarte ederdiniz.

2006 yılından 2010 yılına kadar birlikteliğimizde ne şarj sorunu ne de yavaşlama, kırılma vs yaşamadan tamamen dönemin şartlarına ayak uyduramaması nedeniyle Nokia 5130’a geçerek, kendisini çekmeceye uğurladım.

 


3) Nokia 5130 XpressMusic (2010 – 2013)

 

Nokia 5130 XpressMusic

 

Yanlış hatırlamıyorsam 2010 yılında 550 TL fiyat etiketiyle sahip olduğum bu telefon, 6600’dan sonra boyutları ve hafifliği ile beni memnun etmişti. Tabii harika ses sistemi ve kutudan çıkan kulaklığın ilk defa tatmin edici kalitede olması daha efsaneydi.

Bu sefer işletim sistemi olarak Symbian yerine Java kullanılıyordu ve açıkçası Nokia 6600 gibi geliştirilebilir bir telefon değildi. Çok nadir de olsa enteresan firmware sıkıntıları da baş gösterebiliyordu.

Opera mini tarayıcısı ile internette Edge (2G) hızında harika bir gezinti deneyimi sağlıyordu. 🙂

Opera Mini Java versiyonu

Kamera da artık VGA yerine 2 Megapixel’di. Çektiğimiz fotolar pek tatmin edici olmasa da eh işteydi.

Aktif kullanımda üç gün civarı giden şarj ömrü vardı.

Kendisi, Nokia’nın tepe taklak gittiği ve kendisinin fark etmediği yıllarda tuşlu telefon üretimine devam etme stratejisinin mihenk taşlarındandı. Yakında Apple’ın iPhone’u tüm telefon piyasasının şeklini değiştirecekti.

 


4) Nokia Lumia 520 (2013 – 2014)

 

Nokia Lumia 520, Windows Phone 8

Akıllı telefon piyasasında Apple iPhone’un premium imajıyla sektörü tokatlamaya başladığı yıllarda, Google tarafından geliştirilen Android de pastanın diğer tarafını kemirmekle meşguldü. Samsung tarafından çeşitli seferlerde denenen Bada, Tizen gibi işletim sistemleri pek sonuç vermemiş, ortalık tamamen iOS ve Android’e kalmıştı.

İşte burada Nokia, tuşlu telefon yerine dokunmatik piyasasına atılmış ve işletim sistemi olarak da Microsoft’un Windows Phone’u seçilmişti.

İlk defa bu telefonla Micro SIM’e geçmekle birlikte,

Cihazın 512 MB RAM, 5 MP led flaşsız arka kamera, düşük çözünürlüklü IPS ekran gibi özellikleri vardı. Windows Phone 8 ile birçok uygulamayı rahatlıkla çalıştırabiliyordu. Uygulama mağazası henüz emekleme aşamasındaydı ve umutluyduk.

Kendisini bir yıl kullandıktan sonra, HTC 8X modeline geçerek, Windows Phone’a devam edecektim.

 


5) HTC 8X (2014 – 2014)

 

HTC 8X

 

HTC’nin Windows Phone için çıkardığı 8S’in abisi olan 8X’i beğenerek kullandım.

Windows Phone 8 ve Windows Phone 8.1 ile kullandığım bu cihaz,

LED ekran teknolojisi, Windows Phone için gayet yeterli sayılabilecek 1GB RAM, 8 MP led flaşlı arka kamera ve geniş açılı ön kamerasıyla, Beats Audio dahili ses amfisi ve ekranın altında bulunan aydınlatmalı kapasitif Windows tuşlarıyla beni epey menun etmişti ki;

Windows Phone uygulama mağazasının uygulama geliştiricileri tarafından genellikle tercih edilmemesi, var olan uygulama geliştiricilerinin de birer birer mağazadan ayrılması ile tıkır tıkır çalışan telefonla adeta baş başa kaldık.

Windows Phone’un stabilitesine ve hafifliğine alıştıktan sonra Android’le devam edemedim (sevimli de gelmiyordu, şimdilerde Android de epey ilerleme kat etti ve tercih edilebilir hale geldiğini düşünüyorum) ve iOS‘e karar kılarak, aynı sene içerisinde bir iPhone 5s aldım.

 


6) iPhone 5s (2014 – 2017)

 

iPhone 5s

 

2014 Nisan ayında 2149 TL fiyat etiketiyle aldığım,

iOS 7, iOS 8, iOS 9 işletim sistemleri ile üç buçuk yıl kullandığım bu cihazdan boyutları ve işlevselliği ile oldukça memnun kaldığım bir deneyim elde etmiştim.  (İlk defa Nano SIM’e geçildi)

Şarj konusunda biraz hoyrattı ama o kadar da olur diye düşündüm.

Daha sonra Apple’ın 2015 yılında iPhone 6 ile 4.7 inç ve 5.5 inç ekran boyutlarına geçmesiyle, iPhone 5s’in 4 inç ekranı uygulamalarda yetersiz kalmaya başladı ve yavaşlama ile birlikte kılıfsız kullanımda birden çok kez düşürme sonucu kırarak, kendisine veda ettik.

 


7) iPhone 7 (Ocak 2017 – Devam)

 

iPhone 7

 

2017 Ocak’tan beri benimle devam eden iPhone 7, Apple’ın en sevdiğim telefonlarından biri.

iOS 10 ile kutudan çıkan bu cihazla iOS11, iOS 12, iOS 13 güncellemelerini sorunsuz olarak aldım ve kullanıma devam ediyorum.

Yaklaşık iki yıllık sürenin ardından pil ömrünün %78’e düşmesiyle, Apple yetkili servisinde 314 TL vererek orijinal Apple pili ile değişim yaptırdım ve şu an sorunsuz olarak devam ediyoruz.

Özellikle iOS 13 güncellemesi biraz ürkütmüyor değildi, bu sebeple güncellemenin iyice olgunlaşmasını ve iOS 13.4.1 olarak kurulum yapmayı bekledim. Sanırım faydasını da gördüm.

Dördüncü majör güncelleme ile kullanıma rahatça devam edebilmek, akıllı telefon piyasasında büyük bir lüks ve bu ürüne verdiğim 3249 TL fiyatın hakkının verildiğini söyleyebilirim.


Bu Süreçten Kendimce Çıkardığım Sonuçlar

  • Bir cep telefonu, işini görmeye devam ettikçe (programların güncelliği, kullanım işlevselliği vb) kullanmaya devam et.
  • Teknolojik cihazlar sadece bir araçtır, asla amaç olmamalıdır. Gidip, saatlerini yazılım forumlarında boşa harcama. Oradaki kullanıcılarla fanboyluk yarışına girme.
  • Yaşlanıyor muyum, ne ?

9 thoughts to “Nokia 3310’dan iPhone 7’ye Kadar Süren 17 Yıllık Serüven”

  1. teknoloji de fiyatlarda uçtu gitti. aldığımız teknolojik cihazlara çocuğumuz gibi bakıyoruz artık. benim ilk telefonum 2300’dı. 120 liraya almıştım. ilk maaşımla almıştım 🙂

    1. 120 lira, vay be… 🙂

      Cep telefonlarımı o kadar temiz kullanırım ki nemli mikrofiber bezle silip, kutusuna koysan kozmetik açıdan sırıtmaz. Ne bir nokta çizik, ne çatlak, ne boya dökülmesi… Yine de şu sıralar özellikle belli başlı markalar tarafından uygulanan “Planlı eskitme” olayı var ki resmen ayrı bir yazı konusu.

  2. Çok fazla telefon kullandım ama bunların hiçbiri, döneminin amirali değildi. Ben sanırım sadece bir deneyiciydim Son aşamada iPhone 7’de karar kılman güzel, ben de aynısını kullanıyorum. Yine de içimdeki doymaz deneyici “Al bi iphone 11” diye arada aklımı kurcalamıyor değil.

    1. Merhaba Çağrı,

      Her dönemin amiral gemisini satın almaya bence de gerek yok.

      Özellikle son dönemde sürekli amiral gemisi kullanmak güçleşti ve artık israf noktasına varmaya başladı diyebilirim.

      Amiral gemileri bu saatten sonra ortalama gelirli birisi için ancak hediye gelmesi (sıfır maliyet) durumunda kullanılır diye düşünüyorum.

      Bir de parayı koyacak yer bulamayan birisindir, o zaman sıfır cihazla drop test bile yaparsın. 🙂

      iPhone X ve sonrasının kasa formuna alışamadım .

      7 ve 8 “duvardan duvara ekran” olmamasına rağmen her zaman daha estetik görünüyor.

    1. Tasarım olarak çok cazip bir telefondu.

      Pil ömrünü, dayanıklılığını ve boyutlarını arıyorum.

  3. Ilk telefonumu 2001 yılında bir arkadaştan 20 milyon’a bugünün parası ile 200 liraya almıştım. Markası Alcatel One Touch Easy idi. Son 2 senedir Galaxy S6 kullanıyorum.

    2 gün önce Alcatel 1S 2020 sipariş ettim. Uygun fiyatlı bir telefon. Zaten yüksek rakamlar verebilecek durumda değilim. Ama Iphone kullanmayı istiyorum.

    1. Merhaba Yoldaki Yazar,

      Cep telefonları gibi fast – food tarzı tüketilen elektronik cihazları satın alma alışkanlıkları konusunda fayda/maliyet hesabında olmanın, her zaman daha mantıklı olduğunu düşünüyorum.

      Richard M. Stallman’ın bu konuda harika bir cümlesi var:

      The computer industry is the only industry that is more fashion-driven than women’s fashion.

      iPhone konusunda ise; iPhone her ne kadar eski tadında olmasa da yazılım – donanım uyumu sayesinde kullanımı keyifli bir cihaz. Zaten bu sebeple son iki seferdir iPhone üzerinden devam ediyorum.

      Yeni telefonun özelliklerini inceledim, güzel görünüyor. İyi günlerde kullanmanı dilerim.

      Bu arada yoldakiyazar.com’da üçüncü yazıyı okumayı bekliyoruz. 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir